29 Ocak 2017 Pazar

Eymir Gölü, Ankara


Bu ara başlamışken ODTÜ 'den gidiyoruz:) Burada ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesini anlattım, şimdi Ankara'nın cennet köşelerinden Eymir Gölü'nden bahsetmek istiyorum. Denizimiz olmasa  da Eymir var, daha ne :)

Eymir Gölü ODTÜ arazisi içerisinde yer alıyor.  Göle Konya yolu- Oran istikametinden TRT kavşağından girerek özel aracınızla ulaşabilirsiniz. Ya da Gölbaşı Haymana kapısını kullanabilirsiniz.  Araçla indikten sonra aracınızı otoparka bıraktıktan sonra giriş kapısından geçerek göle ulaşıyorsunuz. 
Bildiğim kadarıyla göle giden toplu taşıma yok. Bazen TRT Kavşağı'nda dolmuştan otobüsten inip göle kadar yürüyenler oluyor. Bu yol hem çok uzun hem de biraz tehlikeli açıkçası, yürümenizi tavsiye etmem.  Belki TRT Kavşağı'ndan taksiye binilebilir.

Eymir Gölü'ne girişler sınırlı.Yaya olarak istediğiniz zaman gidebiliyorsunuz. ODTÜ mensubuysanız haftaiçi araçla girebiliyorsunuz, hafta sonu araç girişi yasak. Araçta engelli bebek vs olduğunda izin veriyorlar bazen. Bir de Göle Giriş Kartı diye bir uygulama var. Şu adresten bilgi alabilirsiniz.

Eymir her mevsimde ayrı güzel.
Biz hep sonbahar, yaz döneminde gittik; ancak Instagram'da şu anda gölün donmuş halinin fotoğraflarını paylaşıyorlar harika görünüyor! 



Göl çocuklar için bir cennet olsa da dediğim gibi küçük çocukla ulaşım biraz sıkıntılı. Bunu da Eymir Gölü içerisindeki ringlerle çözebilirsiniz. Ringe binip belli noktalarda inebilirsiniz.  Tesis içinde Bağ Evi, Yelken Büfe, Çobanoğlu Restaurant gibi çeşitli restoranlar var.  Otopark alanından sağa doğru giderseniz Bağ Evi, sola doğru giderseniz de diğer tesisler var.

Bu tesislerin en popüleri sanırım Bağ Evi. Kocaman bahçesiyle yaz mevsiminde özellikle çocuklu aileleri cezbediyor.  
Eğer ayaküstü bir şeyler atıştıracaksanız büfeleri, kahvaltı için Bağ Evini tavsiye ederim. Çobanoğlu Restaurant da güzel.  En güzeli hepsini denemek:)



Diğer bir alternatif de bisiklet kiralamak.  5-6 tane firma var. Ortalama saat ücreti 10 TL. Gölün etrafı 12 km. Yürüyüşü sevenler için de iyi bir parkur. Biz çocuksuz hayatımızda hep yürüyorduk, sonra da bebek arabası iterek yürümüşlüğümüz var. Ancak son gidişimizde arabaya zor sığan bir çocuk, bir de onun eşyaları derken 20 kiloya ulaşan arabayı itmeyi başaramadık, artık tosbikin de yürüme zamanı gelmiş :) Şimdilik kendisi suya atlamayı tercih ediyor :)




Çocukla gezmek harika; ancak biz bebekken daha iyi geziyorduk. Arabasına koyup istediğimiz yere götürüyorduk. Şu anda Gezenti Tosbik 3 yaşında ve sendromlardan sendrom beğenen bir "bebek abi" olduğu için biz sağa gidiyorsak o sağa gidiyor, oturuyorsak koşuyor, koşuyorsak oturuyor, gezdik mi ne yaptık anlamıyoruz! Yine de kendisinin sloganı "Hayır annem daha eve diil" olduğu için gezerken sevimli oluyor:)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder